VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KALKIYOR

 

1959 dan beri yürürlükte olan 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu yakın zamanda yürürlükten tamamen kaldırılacak olup yerine halen tasarı halinde olan yasa ile veraset vergisi tamamen kaldırılırken intikal vergisi ise Gelir vergisine eklenecek maddeler ile vergilendirilmesi sağlanacak.

 

Tasarı halindeki yasanın genel gerekçesinde “uyum maliyetinin yüksekliği, kayıt ve tescil sürecinde doğurduğu çarpıklıklara rağmen mali açıdan getirisinin son derece az olması nedeniyle veraset yoluyla intikallerden alınan verginin kaldırılması, ivazsız suretle oluşan intikallerin ise gelir vergisi içinde değerlendirilerek gelir vergisine tabi tutulmasının amaçlandığı” bellirtilmiştir.

Halen tasarı halindeki yasa özetle:

Ĝ  7338 Sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun kaldırılmasını,

Ĝ  Kanunun yürürlük tarihine kadar gerçekleşecek intikallerin geçiş hükümlerini,

Ĝ  Karşılıksız intikallerin Gelir Vergisine dahil edilerek vergilendirilmesinin sağlanmasını,

Ĝ  Para ve mal üzerinden düzenlenen yarışma ve çekiliş düzenleyenler ile spor musabakaları ve at yarışlarına dayalı müşterek bahislerin stopaj yoluyla vergilendirilmesini

Düzenlemektedir.

 

Şimdi maddeleri kısa kısa özetlemeye çalışalım:

 

Yakında Meclis Genel Kuruluna gelecek olan “VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI VE GELİR VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI” ile 8/6/1959 tarihli ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu yürürlükten kaldırılmaktadır.

1/1/1998 tarihinden önce veraset yoluyla veya ivazsız olarak intikal eden mallar için veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilmeyecek.

 1/1/1998 tarihi ile tasarı halindeki bu kanunun yürürlüğe gireceği tarih arasında veraset yoluyla veya ivazsız olarak intikal eden ancak, daha önce beyan edilmemiş olan mallar için veraset ve intikal vergisi beyannamesi bu Kanunla yürürlükten kaldırılacak olan  7338 sayılı Kanun hükümlerine göre verilecek ve ödenecek.

Yine yukarıda adı anılan  tasarı halindeki bu Kanunun yürürlüğe gireceği tarihten önce tahakkuk ettirilmiş olan veraset ve intikal vergilerinin de aynı Kanuna göre takip ve tahsiline devam olunacak, bu Kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar vaki intikaller için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununda düzenlenen zamanaşımı süreleri, bu Kanunun yürürlüğe gireceği tarihi takip eden yıl başından itibaren üç yıl olarak uygulanacak.

 

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun dar mükellefiyette kazanç ve iradın Türkiye’de elde edilmesini düzenleyen 7/1-7 bendine eklenen  “veraset yoluyla vaki olanlar hariç olmak üzere, karşılıksız olarak intikal eden malların Türkiye’ de bulunması;” ibaresi ile bu şarta tabi dar mükellefiyete tabi kimselerin vergilendirileceği bellirtilmiş.

Yine Gelir Vergisi Kanununun 80.maddesine eklenen “Karşılıksız intikallerin gelir sayıları tutarı.” İbaresi ile bu tür intikallerin gelir vergisine tabi tutulacak değer artış kazançlarına dahil  edileceği bellirtilmiş ve buna mukabil kanuna eklenen mükerrer 82. madde ilede karşılıksız intikallerin gelir sayılan tutarının:

Veraset yoluyla vaki olanlar hariç olmak üzere, herhangi bir suretle karşılıksız olarak intikal eden iktisadi kıymetlerin 213 sayılı Kanuna göre bulunan değerinin;

1.000.000 YTL’ ye kadar olan kısmının %50’si,

1.000.001 YTL ile 5.000.000 YTL arasındaki kısmın %60’ı,

5.000.001 YTL ve üzerindeki kısmın %70’i,

intikalin gerçekleştiği takvim yılında hak sahibinin geliri sayılacağı ve aynî intikallerde ise intikal eden iktisadi kıymetlerin değeri 213 sayılı Kanunun değerleme hükümlerine göre tespit edileceği bellirtilmiştir.

Aşağıda gösterilen intikallerin ise Gelir vergisinden müstesna olduğu yine aynı maddede hüküm altına alınmıştır:

a)      Mükerrer 82. madde kapsamında elde edilen gelirlerin 2.500 YTL’ yi aşmayan kısmı;

b)      Kamu kurum ve kuruluşları, sosyal güvenlik kurumları, mahallî idareler, siyasi partiler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler ile kamunun istifadesi için ilim, araştırma, eğitim, kültür, sanat, sağlık, hayır, imar ve spor gibi maksatlarla kurulan tüzel kişiliği haiz kuruluşlarca gerçekleştirilen intikaller.

c)      Yargı kararına istinaden alınan her türlü tazminatlar.

d)     Bilumum sadakalar ile örf ve adete göre verilmesi mutat bulunan hediye, çeyiz, yüz görümlüğü ve drahomalar (gayrimenkuller hariç).

e)      Borçlar Kanununun 242 nci maddesine göre rücu şartı ile yapılan hibelerde bağışlananın bağışlayandan önce vefatı halinde bağışlayana rücu eden hibe edilmiş mallar.

Gelir Vergisi Kanununun toplama yapılmayan ve dolayısı ile yıllık beyanname verilmeyecek halleri düzenleyen 86 ncı maddesine yapılan ekleme ilede yukarıdaki  madde (mükerrer 82.madde) kapsamında tevkif suretiyle vergilendirilen gelirler için beyanname verilmeyeceği ve diğer gelirler için beyanname verilmesi durumunda ise toplama dahil edilmeyeceği bellirtilmiştir.

Son olarak Gelir Vergisi Kanununun tevkifatları düzenleyen 94.maddesine eklenen bent ile “ Para ve mal üzerine yarışma ve çekiliş düzenleyenler ile spor müsabakaları ve at yarışlarına dayalı müşterek bahis düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, ödedikleri ikramiyelerin mükerrer 82 nci maddede belirtilen istisna haddini aşan kısmı üzerinden 103 üncü ve 104 üncü maddelere göre,”  yani gelir vergisi tarifesi dilimlerine göre vergisini hesaplayıp ödemeyi yapanlarca tevkif edilerek vergi dairesine ödeneceği bellirtilmiştir.