TRANSFER FİYATLANDIRMASI

 

Ülkemizde sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadî kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler ve iş ortaklıklarının kazançları Kurumlar Vergisi kanunu hükümleri esas alınarak vergilendirilmektedir.

 

1949 yılından bugüne kadar kullanılmakta olan Eski Kurumlar Vergisi kanunu geçtiğimiz Haziran ayı içerisinde yürürlükten kaldırılmış ve Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu 01 Ocak 2006 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

 

Uygulanırlığı kalmayan maddelerinin dışında eski Yasa uygulamalarının büyük bir kısmı yeni Yasa’da da aynen yer almaktadır. Diğer yandan, yeni Yasa ile Türk vergi sistemine son derece önemli vergi uygulama ve kontrol yöntemleri eklenmiştir. Bu sebeple, dili son derece sadeleştirilen ve tamamı 38 madde olan yeni yasayı bir kez okumalarını konu ile ilgili okuyucularımıza önemle tavsiye ediyoruz.

 

Transfer Fiyatlaması’na ilişkin yeni uygulama 2007 yılı ile birlikte yürürlüğe girecek

 

Üçüncü şahıs ilişkisi dışında birbiri ile ilişkili taraflar arasındaki mal ve hizmet alım-satım işlemlerine esas fiyatı “Transfer Fiyatı” olarak tanımlamak mümkün. Türk Vergi mevzuatında 2007 yılında yerini alacak olmasına rağmen, Avrupa ve Amerika maliye idarelerinin çok uzun süredir yoğurup pişirdiği bir konu transfer fiyatlaması. Kavram ve kontrol yöntemi olarak kolay bir tanıma sahip olsa da, transfer fiyatlandırması uzmanlığı yakın gelecekte çok önemli yer tutacak bir uzmanlık.

 

Coğrafi sınırların kâğıt üzerinde kaldığı ticaret ve yatırım dünyasında, yurt içi yurt dışı satışlarda çok uzun süredir üzerinde mesai harcanılan konu ile ilgili ilk düşünceler 1900’lü yıllar da ortaya çıkıyor.

 

Yüksek vergi oranlı ülkelerden düşük vergi oranlı ülkelere kar transferi yahut karlı birimden zararlı birime yüksek fiyatlı satış ile matrah gizlenmesi gibi yöntemler transfer fiyatlaması yolu ile örtülü kazanç dağıtımı konusunun temel inceleme alanını oluşturuyor.

 

Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı

 

Yeni Yasa’daki tanımına göre Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılıyor. Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler de her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilmekte.

 

Emsallere uygunluk ilkesi ise, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade etmekte. Bu sebeple, ilişkili kişilerle yapılan işlemlerde uygulanacak fiyat veya bedeller, kanunda belirtilen yöntemlerden biri kullanılarak hesaplanmak durumunda.

 

İlişkili Kişiler

 

Kurumların kendi ortakları, ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek ve tüzel kişiler, ortaklarının idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek ve tüzel kişiler ilişkili kişi olarak tanımlanabilir.

 

Ayrıca, zararlı vergi rekabetine yol açtığı kabul edilen ülke veya bölgelerdeki kişilerle yapılan işlemler ile ortakların eşleri ve üçüncü derece dahil kan ve sıhri akrabaları da ilişkili kişi olarak kabul edilmektedir.

 

Hesaplama Yöntemleri

 

İlişkili kişilerle yapılan işlemlerde uygulanacak fiyat veya bedeller piyasa fiyatı ile karşılaştırılabilir fiyat yöntemi, maliyet artı kar oranı yöntemi veya yeniden satış fiyatı yöntemlerinden herhangi birinin kullanılması ile hesaplanabilir. İşlemi gerçekleştirenlerin yukarıdaki yöntemlerden herhangi birisini kullanamaması durumunda kendi belirleyeceği diğer yöntemleri de kullanması mümkün. Ayrıca, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanacak fiyat veya bedelin tespitine ilişkin yöntemler, Maliye Bakanlığı ile anlaşılarak da belirlenebilir.

 

Modern Vergi Sistemi

 

1949 yılından bugüne kadar kullandığımız kurumlar vergisi kanunu miadını doldurarak yerini yeni kanuna bırakmış bulunuyor. Eski kanun ile ilgili değerlendirmeler söz konusu kanunun 57 yıl önce yazıldığı göz önüne alınarak yapılmalı. Bu yönüyle, arşive kaldırdığımız Kanunun oldukça başarılı, ufku geniş ve uygulandığı çağa ilişkin ihtiyaçları karşılamış bir kanun olarak amacını yerine getirdiğinin hakkı verilmeli. Somut ve uygulanabilir ölçütlerle transfer fiyatlaması adı ile 2007 yılından itibaren uygulanacak olan transfer fiyatlamasının temeli olan örtülü kazanç dağıtımı konusunun birçok ülke mevzuatında yok iken 1949 yılında yazılan kanunumuzda yer alması eski kanunun başarısına güzel bir delil.

 

2007 yılına Girmeden

 

Birbirlerine mal ya da hizmet tedarik eden grup şirketlerinin; hizmetleri dolayısı ile ortaklarına, ortaklarının eşlerine ve belirtilen akrabalarına maaş, ücret yahut serbest meslek ödemesi yapan kurum ve kuruluşların; çalışanlarına, çalışanlarının yakınlarına, ortaklarına, ortaklarının belirtilen akrabalarına borç, uzun süreli avans yahut kredi veren kurum ve kuruluşların işlemleri ilişkili kişiler arasında gerçekleştiği kabul edilen örneklerden.

 

Transfer fiyatı ile ilgili yeni Yasa hükümleri 01.01.2007 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği için uygulama kapsamına giren kurum ve kuruluşların kurum içi hazırlık çalışmalarına başlamalarını öneriyoruz. Bu kapsamda, ilişkili kişilerle olan işlemleri olup olmadığını, var ise bu işlemlerde uygulanan mal fiyat ve hizmet bedellerinin nasıl hesaplandığını, bu hesaplamalar ile ilgili ispat edici belge ve bilgiye sahip olup olmadıklarını, hesaplanarak tespit edilen fiyat ve bedellerin emsal fiyat ve bedellerle karşılaştırıldığında makul sonuçlar ortaya koyup koymadığını test etmeleri yeterli olacaktır.