ASGARİ ÜCRET VERGİDEN MUAF TUTULMALI!

 

29 Kasım 2005 günü Türkiye “müjdeyi” doğrudan Başbakan ağzından duydu. “Kurumlar Vergisi 10 puan; Gelir Vergisi ise 5 puan düşürülecek.”

 

Kurumlar vergisi oranı yazımızın hazırlandığı tarih itibarı ile halen yüzde 30 olsa da 8 Nisan 2006 Cumartesi günü yayınlanan Resmi Gazete ile Türkiye Cumhuriyeti Gelir Vergisi Tarifesi’nin 5 puan düşürülmesinin ne ifade ettiği tam olarak anlaşıldı.

 

Asgari ücretle çalışan için hiçbir şey değişmedi.

 

Ücretliler için istifade edilebilecek en yüksek vergi avantajı 230 YTL iken yeni tarifenin eski tarifeye oranla ücretli olarak çalışanlar için ücret gelirleri ne olursa olsun neden olabileceği en yüksek ek vergi yükü 1.670 YTL.

 

Dünya uygulamalarına paralel olarak ikili tarifeden tek dilimli tarifeye geçildi. Yatırım ve istihdam oranının artması bekleniliyor.

 

Diğer yandan, ücret geliri dışında gelir elde edip beyan eden yükümlüler için önemli bir vergi avantajı sağlandı. Serbest meslek kazancı, kira geliri, kar payı, hisse senedi alım satım kazancı sahipleri ve beyana tabi diğer gelir sahipleri yeni tarifeye göre eski tarifeye nazaran yaklaşık yüzde 5 daha az vergi ödeyecekler.

 

Örneğin; 2005 yılı gelir vergisi rekortmenleri listesinde İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nca isimleri açıklanan ilk 100 kişi 206.553.000 YTL vergi ödedi. Bu yüz kişinin gelirlerinin aynı kaldığı varsayımı ile 2006 yılında ödeyecekleri vergi 2005 yılında ödediklerine nazaran yaklaşık 23.882.000 YTL daha az olacak. Yani 23,8 trilyon eski TL. Hedef bu 23,8 milyon YTL’nin yatırım ve istihdam oranlarını daha yukarılara taşıması.

 

Asgari ücret vergiden muaf tutulmalı!

 

Hâlihazırda brüt asgari ücret üzerinden aylık 67,7 YTL, yıllık ise 812,4 YTL gelir vergisi ödenmekte. Damga vergisi ve işçi-işveren sigorta payları da dikkate alındığında 531 YTL brüt asgari ücret üzerinden Devlet her ay 264,70 YTL pay almakta. Oranlarla konuşulduğunda asgari ücret üzerindeki Devlet payı % 49,8 ile Dünya örneklerinin en yükseği. Sadece işçi paylarını dikkate alarak oran hesaplandığında ise bu oran % 29. Çalışanın eline geçen net 380 YTL’yi harcadığında ödediği dolaylı vergileri de hesaba katmaya kalktığımızda içimizi sıkıntı kaplıyor. Çok kaba bir örnekle, ücretlinin net ücretinin tamamı ile temel gıda maddesi aldığını varsayacak olursak KDV ile birlikte asgari ücret üzerinden Hazine’ye aktarılan oran %57,8 oluyor. Yani asgari ücretli günlük 17,7 YTL brüt ücretinin 10,2 YTL sini vergi olarak ödeyerek günde 7,5 YTL için çalışıyor.

 

Harcama

Tutar (YTL)

Ödenen Vergiler (KDV, ÖİV, GV ve SSK) - (YTL)

Gıda

     200.00   

                                                                             14.81   

Telefon

       20.00   

                                                                               4.80   

Ulaşım

       70.00   

                                                                             11.67   

İlaç

       10.00   

                                                                               0.74   

Giyim

       50.00   

                                                                               3.70   

Elektrik Su Gaz

       30.46   

                                                                               5.08   

Gelir Vergisi ve Damga Vergisi

       70.89   

                                                                             70.89   

SSK İşçi Payları

       79.65   

                                                                             79.65   

TOPLAM

   531.00   

                                                                 191.34   

Benzer bir hesabı yapan asgari ücretlinin kayıt içi çalışmaktan vazgeçip 7,5 YTL günlük ücretini 17,7 YTL’ye çıkartarak kayıt dışı çalışmayı kabul etmesini eleştirmek hiç kolay değil. Zira kayıt içi çalışan asgari ücretli bir yıl içerisinde Gelir Vergisi ödemek için 45 gün, Damga Vergisi ödemek için 2 gün, SSK primlerini ödemek için 54 gün; toplam da ise 101 gün yıllık toplam kesintileri ödemek için çalışmak zorunda.

 

Herkes mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür.

 

2005 yılında bir asgari ücretli yıllık 782,88 YTL vergi öderken Devlet Tahvili ve Hazine Bonosundan 408 bin YTL gelir elde eden başka bir kişi hiç vergi ödemedi.

 

Türkiye Cumhuriyet Anayasası’nın “Vergi Ödevi”ne ilişkin 73. maddesinde herkesin kamu giderlerini karşılamak üzere malî gücüne göre vergi ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımının, maliye politikasının sosyal amacı olduğunu her zaman göz önünde bulundurmak mecburiyetindeyiz.

 

Asgari ücret yönetmeliği ödenmesi zorunlu en az ücret tutarını işçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücret olarak tanımlar.

 

Hâlihazırda geçerli asgari ücret tutarı olan net 380 YTL ile konut, sağlık, ulaşım ve kültür gibi ihtiyaçlar bir yana gıda ihtiyacının dahi normal şartlarda karşılanması mümkün değil.

 

İktidarların muhalefette iken dile getirdiği; iktidar olduğunda ise unuttuğu hele hele hükümet programlarına dahi giren “asgari ücretten vergi kaldırılmalı” söylemi son düzenlemeyle birlikte bir kez daha gündeme geliyor. Gelir Vergisi tarifesindeki 5 puan indirimle yatırım ve istihdamın artması amacıyla sadece İstanbul’da 23,8 milyon YTL den feragat eden Türk Mali İdaresi, asgari ücret üzerindeki vergiyi kaldırarak yahut daha makul bir düzeye indirerek kayıt dışı istihdamı kayıt içine almayı da amaçlamalı.